Modern zamanlar ve ironi

Modern zamanlar ve ironi
Modern zamanlar ve ironi

İroninin esnekliğine, yıkıcılığına, duygusal yoğunluklarımızı dizginlemesine, ayrıntılarda derinleşmesine, ahlâkçı görünmeden bizi ahlâkî tavır almaya zorlamasına her zaman ihtiyacımız var.

Komik ile trajik arasında bir durak olarak ironinin günümüz toplumunda hâkim bir yeri vardır. Hayatın bütün görünümlerine karşı ironik tavır içindeyiz. Çünkü ironi eylemin bir biçimde sınırlı kaldığı yerde başlar. İronik tavrı sanatçıda görürüz, hükümdarda değil. Hükümdar gücün, eylem alanının ciddiyeti içinde davranır. Salahiyeti vardır ve uygular. İroni ise sözün salahiyetidir. İroni, güçsüzlerin, iktidar alanının dışında kalanların jestidir bir anlamda.

İroninin esnekliğine, yıkıcılığına, duygusal yoğunluklarımızı dizginlemesine, ayrıntılarda derinleşmesine, ahlâkçı görünmeden bizi ahlâkî tavır almaya zorlamasına her zaman ihtiyacımız var; fakat ironide esas olan tıpkı gülmede olduğu gibi muhatabıyla arasındaki mesafedir. Toplumsal bütün hareketliliklere ironik yaklaşmayı itiyat haline getirmiş sanatçı, toplumu tam anlamıyla yakalayamayacağı bir mesafede kalacaktır. Merhamet ise mesafe kabul etmez. Bugün toplumsal hayatta merhametin sıcaklığına nazaran ironinin soğukluğu daha çok görülüyor. Sokrates ve İsa arasında bir tercih yapmak zorunda değiliz. Sokrates iktidar alanının dışındaki zekânın timsalidir. İsa ise göklerin iktidarının. Saf ve koşulsuz merhametin. Her ikisini dengeli şekilde barındıran bir sanat ve gündelik hayat ortamına ihtiyacımız var.

İroni eleştirel idealizmdir. Eleştirme ediminin sanat için ve toplumun sağlıklı ilerlemesi için ne kadar gerekli olduğu aşikâr. Fakat ironik tavrın nihai eylem oluşu bu ilerlemeye ket vurur. Sorumluluk ve ödev ile birleştiği yerde önemlidir ironi. Aksi takdirde her gün maruz kaldığımız sosyal medya kinizmine dönüşür. Söz ve sözün yıkıcı savurganlığının girdabında kaybolur eleştiriyi doğuran ahlaki zemin. Elimizde karşı durmanın sahte gururundan ve tatbik edilmeyecek sözün sağlayacağı hazdan başka içerik kalmaz. İroni mizahın sonsuz olumsuzlamasına dönüşür böylelikle. Ve sanatçı bu tavır içerisinde toplumsal etkinliğini giderek daha çok yitirir.

Güçlü bir ironide hakikat yanılsaması vardır. Halbuki ortada doğan yeni bir hakikat yoktur. Sonuç sistemli bir düşünce ya da pratik bir teklif değildir. Vukû bulan hakikat yanılsaması, ironi gerçekleşmeden önceki çarpıklığın sona ermesinden kaynaklanan parıltıdır. Asıl değer henüz doğmamıştır ve bu değeri doğurmanın yöntemi ironi değildir. Trajik ciddiyet, sorumluluk, eylem cehdi ve ödev bilinciyle ancak yeni bir paradigma inşa edilebilir.

İroni yaparken nefsî bir haz alırız. Bu haz dahi ahlaki şüpheyi duymamız için yeterlidir. “Gülme”den izler taşır çünkü ironi. İktidar ilişkisi kurmanın bir formudur. Bergson gülmenin zihinsel bir süreç olduğunu ve ancak yüreğin uyuşturulduğu anlarda gerçekleşebileceğini düşünmektedir: “Öyle görünüyor ki komik şeyin tesirini yapması için çok sakin ve dümdüz bir ruh sathı üzerine düşmesi lâzımdır. Kayıtsızlık onun tabiî çevresidir.” Hz. Peygamberin gülmenin ancak yüreğin uyuştuğu bir duygusuzluk zemininde gerçekleştiğini ve çok gülmenin bazı hasletlerin yitirilmesine sebep olacağını Peygamber Efendimiz de işaret etmiştir: “Fazla gülmek kalbi öldürür.”

Hazreti İsa Kutsal Kitap’ta üç kez ağlarken görülür, fakat hiç gülmez. Hıristiyanlık içerisinde kalarak düşündüğümüzde Hz. İsa’nın gülmeyişinin makul yanları vardır. Hz. İsa “Söz”dür. Yukarda işaret edildiği gibi gülmekse gürültülü bir iletişimsizlik halidir. Eğer İsa gülerse “söz” kesintiye uğrar. İroni de gülme gibi ötekine yönelik bir eylemdir. İsa’nın ise Kudüs’e bakarak ağlarken ya da kendisine ihanet eden Yahuda’yı affederken görüldüğü gibi bir ötekisi olamaz.

Kapitalist hoyratlığa karşı ironik zekâya ihtiyacımız var. Yıkmak bilincine, mimiksiz ithama, fakat Sokrat’ı İsa ile bütünlemezsek, ironiyi merhametin kapsayıcılığıyla ve sorumluluğun ciddiyetiyle tamamlamazsak yıktığımız binanın enkazında kalmaya mahkûm oluruz.

Yorumunuzu yazın, tartışmaya katılın!

YORUMLAR
Sırala :

Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım