Mimar, Kuramcı, Şehir plancısı, Profesör: Rem Koolhaas
Sıklıkla dekonstrüktivizmin bir temsilcisi olarak anılan Hollanda asıllı mimar, mimari kuramcı, şehir plancısı ve Profesör Rem Koolhaas; 2000 yılında, Pritzker Mimarlık Ödülü’nü kazandı. 2008 yılında, Time dergisi tarafından dünyanın gidişatını en çok etkileyen 100 kişisi arasında gösterildi.
Remment Koolhaas, kısaca Rem Koolhaas, 1944’te, Hollanda’nın Rotterdam kentinde dünyaya gelir. Ailesinde birçok sanatçı barındıran mimarın babası Anton Koolhaas, bir yazar ve ödüllü bir senaristtir. Annesinin babası, Dirk Roosenburg ise modernist bir mimardır. Rem Koolhass ailesiyle birlikte 1946 yılına kadar Rotterdam’da, 1952’ye kadar Amsterdam’da yaşadı. 1952 - 1955 yılları arasında, babasının kültürel bir program düzenlemesi için davet edilmesi üzerine Jakarta’da hayatlarını sürdürdüler.
Mimar, Holanda’ya döndükten sonra geçirdiği üç yılın çok kıymetli deneyimler kattığını ve gerçek bir Asyalı yaşam stilini gördüğünü söyler. 1955’te, Amsterdam’a tekrar taşınan Koolhaas, 1960’ların sonuna kadar araştırmacı gazeteci olarak Haagse Pot dergisinde çalışır. 1968’de girdiği Architectural Association'dan 1972’de mezun olur ve Cornell üniversitesinde, Oswald Mathias Ungers’le çalışmalarına devam eder.
1975’te Koolhaas, Elia Zenghelis, Zoe Zenghelis ve Madelon Vriesendorp ile birlikte OMA'yı Londra’da kurar. 1977’de, ofisin ortakları arasına Koolhass’ın o zamanki öğrencileriden Zaha Hadid de katılır. Ancak 1980’de ayrılır. Çağdaş tasarıma odaklanan ofis, Lahey'deki Parlamento binasına ek bina için ve Amsterdam'daki bir konut bölgesi tasarlanması üzerine iki büyük yarışma kazanır.
Ardından yöneticiliğini Peter Eisenmann’ın yaptığı, New York’taki Mimarlık ve Kentsel Çalışmalar Enstitüsü'nde bazı çalışmalar yapar. 1978'de Delirious New York: A Retroactive Manifesto for Manhattan'ı yayınlar. Kitabın konusuna, Cornell Üniversitesi’nde Ungers ile yaptığı çalışmaların verdiği farklı bakış açısı ilham olur.
Kitap, post-modernist bakış açısıyla hızla gelişen ve değişen şehir kültürünü, gökdelenlerin egemenliğini ve insanların birbirlerinden kopukluğunu konu alır. 20. yüzyılda modernist tasarıma yön veren program anlayışını sorgular. Bu anlayış, binaların işlevselliğe ve insan faaliyetlerine göre tasarlandığı, form işlevi takip eder mantığını değil de çapraz programlamayı öne sürer.
- "Şehir, kaçışı olmayan, bağımlılık yapan bir makinedir" - Rem Koolhaas
Tasarımlarda, geçiş alanlarının anlık işlev kazanacak şekilde boş bırakılmasıyla tüm mekânların entegre olacağı ve ortak alanların binayı birbirine bağlayabileceğini önerir; gökdelenlerin içlerine koşu yolları yapmak gibi. Dışarıyla bir bağlantı kurmadan tek bir gökdelen içerisinde, bir insanın tüm hayatını geçirebileceğini öne sürer ve gökdelenleri küçük şehirler olarak planlama prensibini sunar.
1995 yılında, Kanadalı Grafik Tasarımcı Bruce Mau ile birlikte S, M, L, XL kitaplarını yayınlar. Mimarlık hakkında bir roman olarak nitelendirilen kitap, Metropolitan Mimarlık Bürosu'nun ürettiği işleri, fotoğraf, plan, kurgu, çizgi film ve rastgele düşüncelerle birleştirir. Kitabın başlığı, aynı zamanda çerçeve çalışmasıdır, projeler ve denemeler ölçeğe göre düzenlenmiştir.
Rem Koolhaas’ı Pritzker Mimarlık Ödülü’ne layık gören jürinin notu:
"Rem Koolhaas, vizyon sahibi bir uygulamacı – filozof, pragmatist – teorisyendir. Bina ve şehir planlaması hakkındaki fikirleri, tasarım projelerinden herhangi biri hayata geçmeden önce bile onu dünyadaki en çok tartışılan nadir çağdaş mimarlardan biri yapmıştır. Her şey onun yazılarıyla ve öğrencilerle yaptığı tartışmalarla başarıldı. Çoğu zaman kongre sınırlarının dışına çıkmak için farklı tartışmalara yol açtı. Koolhaas, kitapları, bölgesel ve küresel planları, öğrenci gruplarıyla yaptığı akademik keşifler, cesur, sert, düşündürücü mimarisi ile tanınır."
2000’li yıllarda, Harvard Üniversitesi Tasarım Fakültesi’nde profesörlük yaparken şehir-değil (non-city) temalı, Nijerya’daki kümelenmiş yerleşkeleri örnek alan ‘Şehir Projesi’ adıyla üç kitap yayınlar. Bu kitaplar, Harvard’da verdiği stüdyo çalışmalarını içerir. Kitapların ana fikri, şehir yerleşkelerinin altyapısı olmadan da gayet rahat işlediği; batının küreselleşme ve kapitalizmle kültürü yok ettiğidir. Fakat kitaplar, Koolhaas’ın çok alaycı olduğu yönünde eleştiriler alır.
2003 yılında, &&& Creative tarafından tasarlanan ve Koolhaas tarafından yayınlanan ‘Content’ isimli kitap, Metropolitan Mimarlık Bürosu'nun projelerinin son on yılına genel bir bakış sunar. Ayrıca kitap, Martha Stewart, Denise Scott Brown ve Robert Venturi gibi isimlerle yapılan röportajları da içerir. Koolhaas, 2005’te, küresel olarak mimarlık ve tasarımı araştırmak için Amsterdam merkezli Volume Dergisi’ni, Mark Wigley ve Ole Bauman ile kurar.
Koolhaas, ilk kez 2010 Venedik Bienali'nde bir sergide, geçmişimizdeki rahatsız edici bölümleri temsil eden binaları korurken tarihi bölgeleri turistler için birer sahne setlerine dönüştürerek bir tür kolektif hafıza kaybına nasıl katkıda bulunduğunu göstermeye çalışır.
OMA, 2014 yılında düzenlenen Venedik Mimarlık Bieanli’nin küratörlüğünü üstlenir. Şubat 2020'de, New York'taki Guggenheim Müzesi'nde açılan, dünyanın dört bir yanındaki kırsal alanlarla ilgili bir sergi olan Countryside: The Future (2020) küratörlüğünü yapar.
Rem Koolhaas, mimarlığa bakış açısını şöyle anlatır:
"Esasen iki olasılık var. Biri, ortalama bir mimar olmak ve her yerde aynı şeyi yapmaktır. Diğeri, inşa ettiğiniz yerin benzersiz niteliklerinden ilham almanıza ve hatta onları değiştirmenize izin vermektir. Biz her zaman ikinci yaklaşımı izlemeye çalışırız."
OMA’nın yaptığı projeler arasında De Rotterdam(2013), Maison a Bordeaux (1998), Garage Çağdaş Sanat Müzesi (2015), Seattle Merkez Kütüphanesi (2004), Fondazione Prada (2018), Çin CCTV Binası (2012) mevcuttur. 3 Şubat 2021’de OMA, Chengdu'nun Geleceğin Bilim ve Teknoloji Şehrini Tasarlama Yarışmasını kazanır.