İstanbul: Yeryüzü Müslümanlarının ilim halkası

İlim ve fikir halkaları gün geçtikçe genişliyor, dünya Müslümanlarının kavşak noktası hâline gelen İstanbul bu misyonunu gelecekte de devam ettirecek gibi görünüyor.
İlim ve fikir halkaları gün geçtikçe genişliyor, dünya Müslümanlarının kavşak noktası hâline gelen İstanbul bu misyonunu gelecekte de devam ettirecek gibi görünüyor.

Afrika’dan Asya’ya, Amerika’dan Avrupa’ya her kıtadan Müslüman’ın uğrak yeri, hatta yeni yurdu İstanbul. Dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanlar kendilerine has dokularıyla şehir yaşamının bir parçası, ilim ve fikir meclislerinin de renkli simaları.

Müslümanlar bir parçası diğerine sımsıkı kenetlenmiş bir bina, binbir çeşit iplik ve kumaşla dokunmuş bir elbise gibidir. Tek tek baktığımızda hepsinin ayrı bir rengi, sesi, dokusu vardır. Bir araya geldiklerinde oluşturdukları ahenk ise her bir Müslüman’ı tekliği aşan bir bereketle donatır, yalnızlığa ve ayrıştırmaya övgüler düzülen bir çağda müşterek iyiliği hatırlatır.

Tarihin ilk ırkçısından türeyen ayrıştırıcı sözler günümüzde taraftar toplamaya devam etse de hafızalarımızı tazeleyen, bizi bir arada tutan kelamın sesi hep daha gür çıkar. Sözün en güzelinin sahibi, Hz. Peygamber’in (sav) izinden gidenleri, “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz.” ifadesiyle yüceltir ve bize “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve parçalanıp bölünmeyin.” diye öğütler.

İstanbul bugünlerde Allah’ın ipine “hep birlikte” sarılmak için gayret eden o Müslümanların hareketliliğine sahne oluyor. Afrika’dan Asya’ya, Amerika’dan Avrupa’ya her kıtadan pek çok Müslüman’ın uğrak yeri, hatta yeni yurdu İstanbul. Bu kente gelen Müslümanlar milyonların arasında şehir yaşamının bir parçası, ilim ve fikir meclislerinin de renkli simaları.

Türkiye’nin yanı sıra dünyanın dört bir yanından öğrenciler, âlimler, akademisyenler, çalışanlar ve turistler İstanbul’da kurulan ilim meclislerine, seminerlere, konferanslara katılıyor, ders ve sohbet halkalarında hasbihal ediyor.

Vakıf, gayrimüslim turistlere İslam’ı İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Rusça, Portekizce, İtalyanca ve Çince dillerinde anlattıklarını ifade ediyor.
Vakıf, gayrimüslim turistlere İslam’ı İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Rusça, Portekizce, İtalyanca ve Çince dillerinde anlattıklarını ifade ediyor.

Ummatics

Bahsi geçen gayretin arkasındaki kuruluşlardan biri Ummatics (Ümmetiks) Enstitüsü. Ümmetçi düşünce ve uygulamalar üzerine çalışmalar yapan enstitü, Müslümanları ümmetin ve genel olarak da insanlığın yararı için birleşik bir İslam medeniyetinin gerçekleştirilmesi yolunda güçlendirmeyi amaçlıyor.

Ummatics, Toledo Üniversitesi Felsefe ve Dini Araştırmalar Bölümünden Profesör Ovamir Anjum tarafından hayata geçirilmiş. Anjum, “Ümmetiks nedir?” başlıklı makalesinde, enstitüye adını veren bu kavramı, “Ümmetin ve onun ilahî misyonunun tasavvur ve ifade edildiği, ümmet dayanışmasının hissedildiği ve ümmetin sosyokültürel, siyasal, ahlakî ve dinî meselelerinin ele alındığı ve yönetildiği söylemleri, inançları ve uygulamaları kapsayan bir şemsiye terim.” olarak açıklıyor.

Enstitü, motivasyonlarının ve kullandıkları yöntemlerin Kur’an-ı Kerim’e, nebevî modele ve İslamî geleneğe dayandığını belirtiyor. Kuruluş kendisini, İslam geleneği ve tarihine dayanan ümmetçi bir söylemin geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunan çok sayıda çabadan biri olarak görüyor.

ABD’de kayıtlı enstitü, araştırma makaleleri ve deneme yazıları yayımlıyor, düzenli seminerler, konferanslar ve eğitim programları organize ediyor. Kuruluş ayrıca, kamuya açık forumlarla dünya genelinde çok sayıda üniversite ve düşünce kuruluşundan akademisyenleri, aydınları ve düşünürleri fikir alışverişi için bir araya getiriyor.

Enstitü, Müslüman dünyasının geleceğinde merkezi rol oynayan meseleleri ele almak amacıyla İstanbul’da konferanslar düzenliyor, aylık buluşmalar gerçekleştiriyor. Enstitünün İstanbul faaliyetleri Haziran 2023’te düzenlenen yıllık bir konferansla başlamış. Aylık gerçekleştirilen İstanbul Buluşmaları ise Aralık 2023’ten bu yana devam ediyor.

Türk ve yabancı katılımcıları bir araya getiren İstanbul Buluşmaları şimdiye kadar Fatih Camii külliyesindeki Sahn-ı Seman Medresesi ile TÜGVA’nın Eyüpsultan’daki merkezinde gerçekleştirildi. Program kapsamında bugüne dek Balıkesir Üniversitesi Felsefe Bölümünden Dr. Admir Mulaosmanovic “Uluslararası İlişkilerde Ümmet: Var Oluş ve Etkililik”, İslamî Finans ve İslamî Ekonomi Profesörü Monzer Kahf “İslamî Sosyal Finans: Hakim Bir Sistemin Hatalarına Çözüm”, İbn Haldun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden Dr. Ahmet Yusuf Özdemir “Müslüman Topluluklara Yönelik Soykırımın İnkarı: Entelektüel ve Siyasi Açılar”, akademisyen ve yazar Hamza Karamali “Ramazan-Mekke’nin Fethi: Günümüz Müslümanları İçin Dersler”, İngiliz gazeteci ve aktivist Lauren Booth “Gazze Soykırımının Ortasında Ümmetçi Güven Duygusunu Keşfetmek” ve TRT Araştırma Merkezi Direktörü Dr. Tarek Cherkaoui “Ümmetçi Duyguları Oluşturma ve Zayıflatmada Medya” başlıklı konuşmalar yaptı.

Vakıf için çalışan gönüllülerin büyük çoğunluğu üniversite öğrencileri olmakla birlikte gönüllü kadrosunda 15’inden 75’ine farklı yaşlarda birçok kişi yer alıyor.
Vakıf için çalışan gönüllülerin büyük çoğunluğu üniversite öğrencileri olmakla birlikte gönüllü kadrosunda 15’inden 75’ine farklı yaşlarda birçok kişi yer alıyor.

İstanbul’u önemli kılan nedir?

Kuruluşun İstanbul programlarını Ummatics Türkiye Operasyonları Direktörü Ahsan Shafiq organize ediyor. Shafiq enstitünün hedefleri arasında, ümmetin yararına olacak yeni fikirleri keşfetme maksadıyla toplantılar, konferanslar ve seminerler düzenleme yoluyla diyaloğu ilerletmek, İslamî ve beşeri bilimlerin en yüksek ilmî standartlarına göre ümmetçi düşünce ve uygulamalar üzerine yapılan araştırmaları geliştirmek, ümmetçi düşünce ve uygulama çalışmalarına ilgi duyan bireyler ve kurumlar arasında işbirliğini teşvik etmek ve daha anlamlı bir ümmet ruhu geliştirme arayışındaki kurumlar ve politika yapıcılar için eğitim ve profesyonel hizmetler sağlamanın yer aldığını söylüyor.

Ummatics için İstanbul’un neden önemli olduğu sorusuna Shafiq şu yanıtı veriyor: “İstanbul’un Müslüman akademi camiası ve entelektüeller için bir merkez hâline gelmesinin bazı sebepleri var. Türkiye’de kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, özellikle de geçmişte birkaç nesli yetiştirmiş olan vakıf kurumunun zengin tarihi bunlardan biri. Bu ülkede entelektüel özgürlük var ve burası uluslararası etkinlikler için gelişmiş bir altyapıya sahip. Ayrıca, Batı’da yaşayan Müslümanlardan ve Arap diasporasından kayda değer sayıda insan İstanbul’a taşındı.”

Shafiq gerçekleştirdikleri etkinliklere genel olarak İngilizce yeterliliğe sahip Türk toplumu ve İngilizce konuşan Arap diasporasından lisansüstü öğrenciler ve genç araştırmacıların, Asya, Kuzey Afrika ve Balkan ülkelerinden uluslararası öğrencilerin ve Batı’dan gelip İstanbul’a yerleşen ailelerin katıldığını söylüyor.

İstanbul’da yerel kuruluşlarla ortaklaşa düzenledikleri aylık seminerlere devam etmeyi planladıklarını ifade eden Shafiq, katılımcıların bu toplantıları, “bilgi birikimlerini artırma, kâr amacı gütmeyen akademik çalışmalarda yer alma ve güncel konular hakkında eğitim alma” açısından yararlı gördüğünü belirtiyor.

İstanbul’da ümmetin renklerini bir araya getiren kuruluşlar elbette saydıklarımızla sınırlı değil.
İstanbul’da ümmetin renklerini bir araya getiren kuruluşlar elbette saydıklarımızla sınırlı değil.

Usul Academy

Müslümanları ilim halkasında bir araya getiren bir diğer kuruluş da Usul Academy. 2019 sonlarında ortaya çıkan ve dünya genelinde milyonlarca öğrencinin fiziki eğitim ortamından mahrum kalmasına yol açan Covid salgını, bir nevi “sanal medrese” olan Usul Academy’nin de doğuşuna zemin hazırlamış. 2021’de kurulan akademi, klasik medrese eğitiminin yanı sıra İslamî çerçevede çağdaş konuları ele alma gayesiyle hizmet veriyor. Kuruluş küresel çapta çevrimiçi dersler veriyor ve öğrencilerini akademik yıl sonunda İstanbul’da bir araya getiriyor.

Dr. Recep Şentürk.
Dr. Recep Şentürk.

Başkanlığını Dr. Recep Şentürk’ün yaptığı akademinin amaçları arasında, modern üniversitelerin bıraktığı boşluğu doldurmak ve öğrencilerin yalnızca entelektüel olarak değil, manevi olarak da gelişmesine destek vermek yer alıyor.

Birincil ilkelerinin “köklü ihya” olduğunu belirten akademi, bu ilkeden hareketle vardıkları karşılaştırmalı eğitim yaklaşımını şöyle özetliyor: “Geleneksel İslamî disiplinleri çağdaş sosyal bilimlerle yan yana koyarak, geleneksel İslamî disiplinleri bağlamı içinde ele almak ve bunları çağımızın mühim meselelerine tatbik etmek.”

ABD’de kayıtlı kuruluş, öğrencilerine kişisel, akademik ve mesleki yaşamlarında uygulayabilecekleri, erişilebilir geleneksel İslamî eğitim için kaynak olmayı hedefliyor; talim ve tezkiye, beşeriyet, çok-katmanlı yaklaşım (merâtib), karakter gelişimi, tahkîk ve fikrî bağımsızlık gibi ilkeleri ön plana çıkarıyor.

Yüksek lisans ve doktora alanlarına da yer veren kuruluşun çalışmaları, akademik Arapça programı, karşılaştırmalı İslamî çalışmalar, karşılaştırmalı sosyal bilimler, İslamî kuruluşlar, fütüvvet ve İslamî psikoloji gibi programları içeriyor. Herhangi bir dış kuruluş tarafından akredite olmadıklarını kaydeden akademi, Osmanlı medreselerinin icazet sistemi geleneğine uygun olarak kendi akreditasyonuna sahip.

Sanal medreseden yüz yüze suhba ortamına

Kuruluşun programı, Arapça klasik metinler aracılığıyla öğretilen geleneksel İslamî disiplinler ile İngilizce dilde öğretilen çağdaş konulara uygulamalı bir bakış açısının birleşiminden oluşuyor. Akademik yıl boyunca öğrenciler hafta içi eşzamanlı olmayan dersleri takip ediyor ve cumartesi günleri eşzamanlı oturumlara katılıyor.

Yıl boyu dersleri çevrimiçi takip eden öğrenciler ve eğitimciler akademik yıl sonunda İstanbul’da düzenlenen suhba (musâhabe, sohbet) programlarında bir araya geliyor. Belçika’dan Burak, ABD’den Bilkis, Avustralya’dan Sümeyye, Güney Afrika’dan Saajid akademinin İstanbul programına katılan öğrencilerden sadece birkaçı. Öğrencileri bu buluşmalarda genel olarak etkileyen kısım, akademinin klasik İslamî disiplinleri sosyal bilimlerle birleştirmesi olmuş. Programa her kesimden ve yaş grubundan öğrenciler katılıyor.

Akademinin araştırma kanadı olan İstanbul Halkası (Istanbul Circle) ise farklı kurumlardan, üniversitelerden ve geleneksel medreselerden akademisyenler ile ilim insanlarını buluşturmayı ve oluşan müzakere ortamında günümüz sorunlarına İslamî ilim geleneği ışığında cevap aramayı amaç ediniyor.

Kuruluş, İstanbul Halkası’nı çok-katmanlı yaklaşımı esas alan bir araştırma topluluğu olarak tanımlıyor. Kökleri İslam düşünce geleneğine dayanan bu yaklaşım, antropoloji, sosyoloji, ekonomi ve siyaset gibi tüm sosyal bilimsel disiplinler için temel teşkil edebilecek, insan eylemi ve toplumun incelenmesine yönelik çok düzeyli bir çerçeve öneriyor. Dr. Şentürk’ün ifadesiyle “Çok-katmanlı yaklaşım, günümüzün indirgemeci baskın bakış açıklarına alternatif bir dünya görüşü sunuyor.”

Akademi bu yaz İstanbul’da üçüncü forumunu düzenledi. Forumda Dr. Şentürk, Mahmoud al-Masri, Amjad Rashid, Hamzeh al-Bakri, Issam Eido, Talal al-Azem, Jawad Qureshi, Samy Ayoub, Merve Özaykal, Fareeha Khan ve Ahmad Snobar “geleneğe bağlı kalarak fıkıh öğretiminin ihyasına” dair meseleleri ele aldı.

Kuruluş forumların yanı sıra çevrimiçi Usul Sohbetleri’ni de düzenliyor. Şimdiye kadar bu program kapsamında, Dr. Hooman Keshavarzi “İslamî İlim Geleneğinin Merceğinden Karşılaştırmalı Psikoloji”, Dr. Qayyim Naoki Yamamoto “Dao ve Seyri Sülûk: Doğu Asya ve İslam Geleneği”, Amin Kholwadia “Erdemin Hukukla Buluştuğu Yer”, Tuba Erkoç Baydar “İnsan Onuruna İslamî Bir Bakış”, Dr. Ahmad Snobar “Hadis Çalışmalarında Köklü Olmak”, İbn Haldun Üniversitesi’nden Mohamad Hammour “Merâtibü’l-Hayr: İslam Ahlakında Hayrın Dereceleri” ile Ahmed Hussein el-Azhary “Zamanı ve Metni Aşmak: İslamî İlmi Okuma Uygulamalarının Mirası ve Geleceği” başlıklı konuşmalar yaptı.

SeekersGuidance

Faraz Rabbani.
Faraz Rabbani.

İlim hizmeti İstanbul’a uzanan ABD kayıtlı bir diğer kuruluş da SeekersGuidance (Arayanların Rehberi). Kurucusu ve direktörü Pakistan asıllı Kanadalı İslam âlimi Faraz Rabbani. Çalışmalarına 2008’de tek bir öğretmenin verdiği iki dersle başlayan kuruluş, bugün küresel çapta her kesimden geniş bir kitleye hitap ediyor.

İlim ve hizmette nebevî gelenekten ilham aldıklarını belirten kuruluş, bugüne dek öğretici canlı yayınlar cevap hizmetleri, podcast yayınları, makaleler ve saha programları aracılığıyla dünya genelinde milyonlarca Müslüman’a ulaştıklarını ifade ediyor.

Kuruluşun küresel çaplı girişimleri arasında Kur’an çalışmaları, gençlik programı ve Arapça programı öne çıkıyor. Kur’an çalışmaları müfredatı, Kur’an’ın mesajını kavramaya yönelik tefsir derslerini ve ana temaların analizini içeriyor, vahye duyulan ihtiyaçtan ilahî yasaların hikmetine kadar birçok konuyu kapsıyor. Gençlik programı müfredatında İslam itikadı, hukuk ve maneviyat gibi konulara yer veriliyor. Arapça dili müfredatı ise gerek sıfırdan başlayanlar gerekse ileri düzey Arapçaya sahip öğrenciler için iki kademeden oluşuyor. Ayrıca, isteğe bağlı dersler kategorisinde Kur’an, nebevî rehberlik, maneviyat, İslamî görgü kuralları, akaid, aile ve evlilik, sağlık, İslamî aktivizm, fıkıh, mantık, Ramazan ve İslam tarihi gibi konular yer alıyor.

Kuruluşun dünya genelindeki eğitmen kadrosunda Türkiye, Kanada, ABD, Birleşik Krallık, Fransa, Güney Afrika, Lübnan, Suriye, Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ülkelerden ilim insanları görev yapıyor. İstanbul’daki Türkiye merkezi ise genel, ileri ve özel dersler ile aylık programlar sunuyor. Fatih’teki merkezde eğitimlerin yanı sıra seminerler de düzenleniyor. Kuruluş, Usama al-Hamawi, Anas al-Musa, Khaled al-Kharsa, Faraz Rabbani ve Bassem Itani gibi ilim insanları ile öğrencileri ağustos ayında düzenlenen “İhyanın Anahtarları” başlıklı bir seminerde bir araya getirdi.

KİM Vakfı

İstanbul’da ilim ve fikir meclislerindeki renkli simalar kadar, bu kadim şehirde İslam kelamı ile aydınlanan yabancı mühtedilerin sayısı da artıyor. Bu amaçla hizmet eden kuruluşlardan biri de Kültürlerarası İletişim Merkezi Vakfı (KİM). Kendilerini bir düşünce ve aksiyon kuruluşu olarak tanımlayan vakıf, kurulduğu 2010 yılından bu yana İstanbul’a gelen, bu şehirde yaşayan, öğrenim gören veya çalışan gayrimüslimlere İslam’ı tanıtmaya çalışıyor.

Vakıf İstanbul’u ziyarete gelen turistlere tarihi mekânlarda İslamiyet’i tanıtıyor. Bu buluşmalar, Süleymaniye Camii’nde, Yazma Eserler’in yanındaki vakıf merkezinde, Beyazıt Camii’nde ve Ayasofya Camii’nin bitişiğindeki Sinan Erdebili Tekkesi’nde birebir sohbetlerle ve sunumlarla gerçekleştiriliyor.

Yönetim kurulu başkanlığını Mustafa Karaca’nın yaptığı kuruluş, Süleymaniye merkezli devam eden faaliyetleri vesilesi ile kimi ziyaretçilerin İslam’a dair önyargılarının kırıldığını, kimilerinin İslamiyet’i araştırmaya yöneldiğini, kimilerinin de bu sohbetlerin ardından İslam’la şereflendiğini belirtiyor.

Portekizce, İtalyanca, Çince tebliğler

Fransa, Çin, Meksika, ABD, İtalya, Estonya ve daha birçok ülkeden vatandaşların hidayet öykülerini paylaşan vakıf, gayrimüslim turistlere İslam’ı İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Rusça, Portekizce, İtalyanca ve Çince dillerinde anlattıklarını ifade ediyor. Vakıf için çalışan gönüllülerin büyük çoğunluğu üniversite öğrencileri olmakla birlikte gönüllü kadrosunda 15’inden 75’ine farklı yaşlarda birçok kişi yer alıyor.

Vakıf “davet seminerleri dizisi” ile yerli ve yabancı katılımcıları uzmanlarla buluşturuyor. Bugüne dek bu programlara eğitmenler Abdur-Raheem McCarthy, John Fontain ve Faten Sabri’nin yanı sıra Ramadan Tent Project kurucusu Omar Salha, ABD merkezli İslamî eğitim kuruluşu GainPeace’ten Dr. Sabeel Ahmad, İspanyol yazar ve çevirmen Isa Garcia, yazar ve eğitmen Adnan Rashid, Japon akademisyen Dr. Naoki Qayyim Yamamoto ve Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi Prof. Dr. Halis Aydemir gibi isimler katıldı.

Kuruluş, seminerlerin yanı sıra konferanslarla da uluslararası bir dinleyici grubuna hitap ediyor. Bu kapsamda İstanbul’da konuk edilen isimlerden biri de Pakistan asıllı ABD’li vaiz ve yazar Nouman Ali Khan. Kurmuş olduğu Beyyine Enstitüsü ile Kur’an-ı Kerim ve Arapça dersleri vermeye devam eden Khan ağustos ayında Taksim Camii Kültür Sanat Merkezi’nde “Modern Çağda İslamî Davet” başlıklı bir konuşma yaptı. Programa Türk ve yabancı öğrenciler katıldı.

KİM Vakfı, İstanbul’da ikamet eden, okuyan ya da çalışan mühtediler için aylık belli başlı etkinlikler de düzenliyor. “Rol Model: Hz. Muhammed (sav)” ve “Birlik ve Topluluk” başlıklı programlar Süleymaniye’de gerçekleştirilen bu tür buluşmalardan bazıları.

İstanbul’da ümmetin renklerini bir araya getiren kuruluşlar elbette saydıklarımızla sınırlı değil. İlim ve fikir halkaları gün geçtikçe genişliyor, dünya Müslümanlarının kavşak noktası hâline gelen İstanbul bu misyonunu gelecekte de devam ettirecek gibi görünüyor.

Bahsedilen kuruluşların web siteleri: ummatics.org usul.academy seek...

Yorumunuzu yazın, tartışmaya katılın!

YORUMLAR
Sırala :

Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım