Bir şey hakkında üç şey: Sicilya
Güven Adıgüzel'e sorduk: Sicilya’yı anlamak, en iyi ihtimalle onu anlamak üzere doğru bir giriş yapmak için bize ve okurlarımıza sebepleriyle birlikte “üç şey” önerebilir misiniz? Bir kitap, film, çalışma alanı, bir şarkı, bir resim, eser, kişi fark etmez. Sicilya’ya açılan üç kapı hangileridir sence?
- 2.
- 3 Eylül 1786 gecesi sabaha karşı kimseye haber vermeden gizlice Weimar’daki evinden çıkarak, çocukluğundan beri hayalini kurduğu İtalya’ya gitmek üzere yola koyuldu. Kim? Tabii ki Johann Wolfgang von Goethe. Büyük Alman şairinin bir kaçış hakkı denemesi olarak bir ay sürmesini planladığı, ancak, iki yılı aşkın bir zaman zarfında hitama erdirdiği bu ilginç yolculuğuna dair notlarının ‘’İtalya Seyahati (Italienische Reise)’’ ismiyle kitaplaşması, İtalya nedir sorusuna verilen kıymetli cevaplardan biri olarak tarih kayıtlarına geçmişti. Goethe aynı zamanda Sicilya’nın varlığı hakkında yazılmış en güzel cümlelerin de sahibidir. Elbette İtalya’yı anlatır, ziyadesiyle İtalya’yı anlatır bu notlarında aslında. İtalya’yı anlayınca, en çok Sicilya anlaşılacaktır çünkü.
3.
Sicilya’nın ruhu deyince akla 3 yazar gelir; Mario Puzo, Leonardo Sciascia ve Luigi Pirandello. Ama bugün mevcut Sicilya’yı kültürel bağlamda keskin çizgilerle Avrupa’nın geri kalanından ayıran o ruhu anlamak istiyorsak, meseleyi biraz daha derinden kavrayıp 250 yıllık Müslüman hakimiyetinin izlerine doğru gitmemiz gerekecek.
Söz gelimi Kurtuba merkezli Endülüs İslam Medeniyetini ana hatlarıyla tanıyoruz ama Palermo merkezli Sicilya İslam Medeniyeti -bir imge olarak bile- zihin dünyamızda herhangi bir yer işgal etmiyor. Sicilya Kralı II. Frederic’i (1194-1250) tanıyarak başlayabiliriz o halde bu işe.
II. Frederic’in Endülüs’te bulunan mutasavvıf düşünür İbn Seb’in’e sorduğu sorular ve aldığı cevaplardan oluşan meşhur Sicilya Cevapları adlı eseri okumak da kıymetli bir giriş anahtarı olabilir.